Her Yıl Bir Büyük Türk Bilgi Şöleni’nde Cengiz Dağcı Konuşuldu

Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay: “Dil-tarih, ülkü ve vatan birliğidir”
– Türk Ocakları Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı: “Türk dünyası birlikteliğin önemini anlamaya başladı”
Ali Eşref Uzundere

-Türk Ocakları Bursa Şubesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi ortaklığı İle her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen “Her Yıl Bir Büyük Türk Bilgi Şölenleri” nin 5.sine Kırımlı Roman Yazarı “Cengiz Dağcı” konu edilerek bildiriler sunuldu.
Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay,  Tarih bilinci, aynı dili konuşan, aynı geçmişi yaşamış, aynı amaçta birleşen ve aynı toprak parçası üzerinde yaşayan insanları birleştiren ortak nokta olduğuna dikkat çekerek, “ Dil, Tarih, ülkü ve vatan birliğidir” dedi.
Uludağ Üniversitesi Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde 5-6 Kasım tarihleri arasında bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen “Her Yıl Bir Büyük Türk” Bilgi Şölene Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Türk Ocakları Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mihrimah Kocabıyık, yerli ve yabancı akademisyenler ile çok sayıda öğrenciler katıldı.  
Kırım, Kırgızistan Azerbaycan ve Türkiye üniversitelerinden katılan bilim adamlarının, Kırım doğumlu ünlü şair ve romancı Cengiz Dağcı’ın, hayatı ve eserlerinin konu  alındığı “Her Yıl Bir Büyük Türk” Bilgi şöleninin açılış töreninde konuşan Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Türk Ocakları Derneği Bursa Şubesi ‘nin uluslararası düzeye getirerek bu yıl 5’incisini düzenlediği bu anlamlı buluşmaya Üniversite olarak ev sahipliği yapmaktan ve birlikte bu faaliyetin içinde olmaktan mutluluk ve gurur duyduklarını söyledi.
Tarih bilgisi ve bilincine sahip olmadan; ne bulunduğumuz coğrafyamızda, ne de dünyada olup bitenleri doğru değerlendirip gerçekçi bir gelecek vizyonununa ulaşabilmenin mümkün olmayacağını belirten Rektör Prof. Dr. Ulcay, Tüm bilim alanlarında olduğu gibi, tarih sahasında da ideolojilerden ve toplum mühendisliğinden arındırılmış doğru bilginin özellikle gençlerimize öğretilmesi ve analitik düşünme becerisinin kazandırılmasının gerekliliğine ve önemine dikkat çekti.
– “Dil, tarih, ülkü ve vatan birliğidir”
Tarih şuuru ve ortak toplumsal hafızamız, bizi millet yapan başlıca unsurların başında geldiğini kaydeden Rektör Ulcay, “ Tarih bilinci; aynı dili konuşan, aynı geçmişi yaşamış, aynı amaçta birleşen ve aynı toprak parçası üzerinde yaşayan insanları birleştiren ortak nokta olduğuna dikkat çekerek, “ Dil ; Tarih, ülkü ve vatan birliğidir” dedi.
Türk milleti olarak asırlarca dünyanın dört bir yanında hâkimiyet kurarak insanlara barış ve istikrar götürdüğümüzü hatırlatan Rektör Ulcay, Millet olarak atalarımızın siyasi, sosyal ve kültürel faaliyetlerini iyice araştırıp, inceleyip değerlendirmemiz gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi; 
“ Türk milleti olarak tarih bilincimiz ve insanlarımızı birleştiren ortak değerlerimiz; sözde kendilerini dünya barışı ve istikrarını sağlamaya adayan devletler/milletler/ siyasi çevreler tarafından milletimizin zihninden silinmek istenmektedir. Türk milleti olarak asırlarca büyük devletler kurmuş yönetmişken bu gün Yunanistan ile Eğe’deki birkaç kayalık, ya da hiçbir tarihi gerçekliği olmayan Ermeni iddiaları ile muhatap bırakılmak istenmiştir. Bu gün ülkemiz; yararı ve zararı tartışılabilir . Avrupa Birliği adı altında kendilerine muhtaç hissettirilmeye çalışmaktadırlar. Yüzyıllardır Türk toprakları olan Kıbrıs Musul ve Kerkük’ün hala pazarlık konusu olması ayrı bir tartışma konusudur. Hiçbir tarihi geçmişi olmayan milletler, ne yazık ki bu gün dünyanın kaderini ellerinde tutmaktadır. Bunun dikkatlerden kaçmaması gerekmektedir.”
Konuşmasında katılımcılara ve öğrencilere seslenerek: “Peki bu aşamadan sonra ne yapmalıyız? Ya da neler yapılabilir?” sorularını yönelten Rektör prof. Dr. Yusuf Ulcay, Milletimizi bırakılmak istendiği sosyal ve tarihi çözülmenin etkisinden kurtarabilmek için tarih bilgisinin doğru ve etkili biçimde verilmesi gerektiğine dikkat çekti.  
-“Çıkış noktası bilinmeden hedef tayin edilemez”
“Tarih bilinci kuru bir öğreti değil, bir ruh ve kimliktir. Milletin kendisine güven duymasını ve sağlam temeller üzerinde hareket etmesini sağlar. 7 bin yıllık Türk milleti de kendisine güven duymalıdır.  Tarih hamasi bilgiler olarak algılanmamalıdır” diyen Prof. Ulcay,  sözlerini şöyle sürdürdü:
“ Fatih’in İstanbul’u fethinde, Kanuni’nin Muhaç zaferinde kullanılan savaş toplarının Avrupa’ya karşı üstünlüğünden bahsetmek gerekirken, bu gün içine düştüğü durumun temel nedenleri de tartışmalıdır. Bu günün gerçekleri göz önüne alındığında şunlar ortaya çıkmaktadır: Bu günü anlamak,  gelecek için hazırlanabilmek için şarttır. Gelecek nesillere milli ve manevi değerler ile tarih ve kültürü de vermek gerekmektedir. Çıkış noktası bilinmeden hedef tayin edilemez. Tarih geleceğe dönük bir harekettir. Gelişmiş ülkelerde tarih bilimi son derece ilerlemiş, canlı ve somut bir tarih şuuru oluşturulmuştur.  Köklü bir medeniyetin zorlu bir coğrafyada yaşayan fertleri olarak kendimizi ve hedefimizi doğru tanımlayabilmemiz, iyi bir tarih öğretimi ve doğru tarih bilinci ile mümkündür.”
Yakın tarihin; göçler, savaşlar ve mücadelelerle örülü öyküsünü yaşamış ve yazmış bir isim olan merhum Cengiz Dağcı’yı öğrenmenin ve herkese öğretmenin gerekli olduğunun vurgulayan Rektör Prof. Dr Yusuf Ulcay konuşmasında şunları kaydetti:
“Ortak milli mirasımızın önemli değerlerinden biri olan merhum Dağcı’nın roman ve şiirleri kendi hayat hikâyesi ile birlikte milletimizin de hafızası niteliğindedir. Eserleri edebiyat alanında olduğu kadar tarihi açıdan da büyük değer taşıyan Cengiz Dağcı,  vefatına dek hürriyetin önemini kendine özgü üslubuyla dünyaya anlattı. Kırım doğumlu olmasına ve yurt dışında yaşamasına rağmen Türkiye Türkçesi ile bıraktığı eserlerin yanı sıra, merhum İsmail Gaspıralı gibi ‘Dilde, Fikirde , işte “ birliği savundu. Türk dünyası Cengiz Dağcı’yı asla unutmayacak, unutturmayacaktır.”
Kültürümüzün övünç ve ilham kaynaklarından biri olan merhum Cengiz Dağcı’ya Yüce Allah’tan rahmet dileyen Rektör Ulcay,  konuşmasını,  “ Edebiyatımıza kazandırdığı eşsiz eserler ve tarihimize yaptığı büyük katkıdan dolayı da minnetle anıyorum” diye tamamladı.
-TÜRK DÜNYASI BİRLİKTELİĞİN ÖNEMİNİ ANLAMAYA BAŞLADI
Şölenin açış konuşmasını yapan Türk Ocakları Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı ise her yıl düzenlenen programların sadece Türk medeniyetine değil, dünya kültürüne ve medeniyetine de katkıda bulunduğunu söyledi.
Türk denildiği zaman sadece 780 bin km.karelik bir Anadolu coğrafyasının anlaşılmaması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Selçuk Kırlı; “Biz koca bir ormandık. Uzak Sibirya’dan Macaristan ovalarına kadar yayılan bir orman… İnsanlarımız dünyaya büyük bir medeniyet katkısında bulundular. Bizi parçaladılar. Aramıza olacak olmayacak yerden topladıkları insanlarla irtibatımızı kesen küçücük devletler soktular. İşin kötüsü bu parçalanmaya kendi aramızdaki çekişmelerle bizler de yardım ettik. Nihayet son zamanlarda Türk olduğumuzu Asya’dakiler de bizler de anlamaya başladık ve bu dostluk için karşılıklı yatırımlar yapmaya başladık. Birlikte sevinmeye ve üzülmeye başladık. Ortak yatırımlar içine girmeye başladık. Olması gereken de zaten buydu. Bu uğraşıya katkıda bulunanlardan bir tanesi de rahmetli Cengiz Dağcı’dır. Allah gani gani rahmet eylesin” şeklinde konuştu.
Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mihrimah Kocabıyık da konuşmasında 5. si düzenlenen “Her Yıl Bir Büyük Türk Bilgi Şöleni”nin hayırlara vesile olması dileğinde bulundu.   Şölene bu yıl konu olan Kırımlı edebiyatçı yazarımız Cengiz Dağcı’nın tüm kitaplarını Türkiye dilinde yazdığını fakat Türkiye’ye hiç gelemediğini vurgulayan Kocabıyık, eserlerinde her zaman Kırım Türklerine reva görülen sürgünleri göçleri işkenceleri anlatan Dağcı adına düzenlenen bilgi şöleninin gençlere de önemli katkılar sağlayacağına inandığını ifade etti.
Konuşmalardan sonra Bursa Uludağ üniversitesi Devlet Konservatuarı Türk Müziği Anabilim Dalı öğretim üyeleri bir konser verdiler.


Doç.Dr. Özlem Doğuş Varlı
Doç.Dr.Ahmed Tohumcu
Doç.Ersen Varlı
Dr.Öğr.Üyesi Güniz Alkaç
Öğr.Gör.Ozan Sari
Kırım’ dan derlenmiş ve Kırım insanını anlatan ezgiler seslendirdiler.

Öğretim üyesi Doç. Dr. Erdem Özdemir de sazı ve sözüyle Türk dünyası müziklerinden örnekler verdi. Özdemir’in Çırpınırdın Karadeniz’ e ilave ederek söylediği ;
Göklerde Hilalimiz var,
Nur saçan cemalimiz var
Bütün dünyaya diz çöktüren
Mustafa Kemal’i miz var. 
Beyiti salon tarafından ayakta alkışlandı.

Sonra bilgi şöleninin oturumlarına geçildi.
Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde iki gün boyunca iki ayrı salonda yapılan 7 ayrı oturumda 50’ye yakın bilim adamı akademisyenin bildirilerini sundukları şölenin ilk oturumu Prof. Dr. Cengiz Alyılmaz’ın oturum başkanlığında başladı;
Balıkesir Üniversitesinden Prof. Dr. Ali Duymaz “ Bir Kültürel Miras Aktarıcısı Olarak Cengiz Dağcı”,  Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi’nden katılan Prof. Dr. Akmatali Alimbekov, “ Cengiz Dağcı ve Cengiz Aymatov’un Eserlerinde Sovyetler Birliği’ndeki Türk Toplumlarındaki Kültürel Değerlerin Bozulması”,  konulu bildirilerini sundular.  
Türk Ocakları Derneği Bursa Şube Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı, “ Cengiz Dağcı Romanlarında Kişisel İç dinamikler ve eserlerin ruhsal bütünlüğüne katkısı ile ilgili imalar” konulu bir konferans verdi.
Prof. Dr. Kerime Üstünova başkanlığında yapılan şölenin 2. Oturumda;   Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cengiz Alyılmaz, “ Kıpçaklar ve Yurdunu Kaybeden Adam”, Eskişehir Üniversitesinden Prof. Dr. İbrahim şahin, “ Dil ve Şiddet: Cengiz Dağı’nın Edebi dili üzerine Notlar”,  Dr. Öğretim üyesi Bora Yılmaz, “Türkiye’de Cengiz dağcı ve Eserleri hakkında yapılan çalışmalar”, 
Prof. Dr. Nesrin Karaca Başkanlığında yapılan 3.Oturum’da;  Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesinden Prof. Dr. Elman Guliev, “ Cengiz Dağcı Nesrinde Kırım Türklerinin Hayatı ve Faciaların Bedii Aksi”,  Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesinden Doç. Dr. Leyla Kerimova “Bir Büyük Türk Cengiz Dağcı”,  Azerbaycan Milli Bilimler Akemisi Folklor Enstitüsü’nden Dr. Ali Şamil  “Cengiz Dağcı’nın İhtiyar Savaşçı Romanı’nda Hayal ve Gerçeklik”   Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi’nden Dr. Ayten Abbasova, “ Beklenen Dönüşün Hikâyesi:  İhtiyar Savaşçı Kırım’da” Uludağ Üniversitesinden Arş. Gör.  Zuhal Eroğlu Koşan, “ Travma Anlatısı Olarak Badem dalına Asili Bebekler”,
Prof. Dr. Hatice Şahin Başkanlığında yapılan 4.Oturumda;   TRT’den Neşe Sarısoy Karatay, “Cengiz Dağcı’nın Sine-Masal Romanları, ‘Korkunç Yıllar ve Yurdunu Kaybeden Adam’ örneğinde”,  Sabahattin Zaim Üniversitesi’nden Dr. Mustafa Çetin, “ Cengiz Dağcı’yı İngiltere ile Tanıştırma, Polonya ile Barıştırma ve geleceğe Taşımaya Dair Düşünceler”,  İstanbul Kadir Has Üniversitesi’nden İsa Kocakaplan, “ Dağcı’nın  ‘Söyleyin Duvarlar’ Şiirindeki Değişmeler”,  Uludağ Üniversitesi’nden Öğr. Gör.  Ayşe Energin, “ Cengiz Dağcı’nın Romanlarında Bir Sembol Olarak Üniforma”, Kırım Emel Vakfı İngiltere Temsilcisi Melek Maksudoğlu, “ Cengiz Dağcı’nın İngiliz Hikâyelerinde Mekân Olgusu ve Tarihe Düşülen Not” .
Prof. Dr. Semra Alyılmaz Başkanlığında yapılan 5.Oturumda;  Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi’nden Doç. Dr. Esmira Fuad Şükürova, “ Cengiz Dağcı’nın ‘Yurdunu Kaybeden Adam’ Romanında yurt Sevdası e Milli Kimlik Davası”, Uludağ Üniversitesi’nden Doç. Dr. Kelime Erdal, “Yurdunu Kaybeden Adam Cengiz Dağcı’nın hatıralarında Kaybolmak”,  Akdeniz Üniversitesi’nden Öğretim üyesi Dr. Oğuzhan Karaburgu, “Hayattan Edebiyata yansımalar: Cengiz Dağcı’nın romanlarında Eser-Biyografisi İlişkisi”,  Uludağ Üniversitesi’nden Dr. Öğretim üyesi Levent Çanaklı, “ Cengiz Dağcı’nın Eserlerinde Müslüman Türk Ahlakı”, Ülker Bahşiyeva, “Cengiz Dağcı’nın Şiirlerinde Vatanperverlik Mevzusu” konularında bildiriler sunuldu.  
Her Yıl Bir Büyük Türk Bilgi Şöleni’nin ikinci günü,  Oturum başkanlığını Prof. Dr. Eluz’un yaptığı oturumda,  TRT’den Zafer Karatay, Kırımlı Yazar Cengiz Dağcı ile ilgili çektiği belgesel hakkında bilgi vererek Cengiz Dağcı’nın hayatı ile ilgili 17 dakikalık bir belgesel izlettirmesinin ardından oturumlara  devam edildi.  
Doç. Dr. Özlem Ercan Başkanlığında yapılan 6 Oturumda;  Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Alev Sınar Uğurlu, “ Cengiz Dağcı’nın Kültürel Kökenlerine Bağlılığın Simgesi olarak Kızıltaş ve Gurzuf”, Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nesrin Karaca, “Cengiz Dağcı ve Yurt Sevgisinin Yansıdığı Edebiyat Tutkusu”,  Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ülkü Eliuz, “Göstergelerden İmgeye: Cengiz Dağcı’ Anlatımlarında İsim-İçerik İlişkisi”, Erciyes Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mümtaz Sarıçiçek, “Yurdunu Kaybeden Adamın Mitolojik Yolculuğu”, Balıkesir Üniversitesi’nden Prof. Dr. Salim Çonoğlu,” Cengiz Dağcı’nın ‘ Korkunç Yıllar’ ve ‘ Ölüm ve Korku Günleri’ Romanlarında Korkunun Görünümü”, 
Doç. Dr. Hülya Taş Başkanlığındaki 7. Oturumda;  Kırım Mühendislik ve Pedagoji Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ferah Seferova, “Cengiz Dağcı Şiirlerinde Halk Edebiyatı Ürünleri”, Uludağ Üniversitesi’nden Dr. Öğrt. Üyesi Minara Aliyeva Çınar, “Cengiz Dağcı’nın Eserlerinde Mankurtlaşmaya Karşı Dil Bilinci”, Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi’nden Aynur Gafarlı, “Azerbaycan’ın Orta Umumitahsil Mekteplerinde Şagirtlerde Vatanperverlik Ruhunun aşılanmasında Cengiz Dağcı Yaratıcılığından istifadenin Ehemmiyeti”,  Uludağ Üniversitesi’nden Arş. Gör. Fırat Ender Koçyiğit, “Onlarda İnsandı da Toplumsal Güvenin Yitimi”,  Öğr. Gör. Sıla Türkay Yavuzel, “İki Dilli Türk Çocuklarınnın Kültürel Kimliklerini Korumaları Açısından Cengiz Dağcı’nın Önemi” konusunda bildirilerini sundular.  
Bursa Türk Ocakları Şubesi tarafından, Uludağ Üniversitesi ev sahipliğinde geleneksel olarak her yıl düzenlenen “Her yıl Bir Büyük Türk Bilgi Şöleni”ne konuşmacı olarak katılan akademisyenlere oturum başkanları tarafından   “katılım belgeleri ile hediyeler sunuldu.  Şölende akademisyenler tarafından sunulan bildirilerin, Türk Ocakları Derneği Bursa Şubesi tarafından bir kitap halinde basılacağı bildirildi.